

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Asrın Felaketi Depremlerin 3. yıldönümü münasebetiyle bir açıklama yapan Elbistan Mükrimin Halil Yinanç Aile Vakfı (ELMÜHAY) Başkanı Uğur Yinanç, Türkiye’nin yüreğinde derin yaralar açan Asrın Felaketi”nin üzerinden tam 3 yıl geçti. 6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ve Elbistan (Kahramanmaraş) merkezli meydana gelen ve 11 ili sarsan depremlerde yitirdiğimiz canlarımızı, felaketin 3. yıl dönümünde rahmetle ve hüzünle anıyoruz dedi.
Elbistan Mükrimin Halil Yinanç Aile Vakfı (ELMÜHAY) Başkanı Uğur Yinanç,yayınladığı mesajında şunları söyledi;
2023’te Pazarcık ve Elbistan merkezli meydana gelen bu depremler, ülkemizin tarihine derin bir acı olarak kazındı. On binlerce insanımızı kaybettik. Yüz binlerce yapı yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Milyonlarca insanın yaşamı bir gecede geri dönülmez biçimde değişti. Bu felaket yalnızca fiziksel yıkımlara değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızda derin izlere yol açtı. Kaybedilen her can, yarım kalan her hayat ve geride bırakılan her hikâye, bize insan hayatının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu acı deneyim, afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve önleyici adımlar atmanın hayati önemini de açıkça ortaya koydu. Böyle dehşet bir tablo içinde bile bizim insanımız deprem felaketini yaşayan değerli vatandaşlarımızın bu korkunç yaralarını sarmaya çalıştı acıları dindirmek ve daha fazla kayıp yaşanmasın diye. İşte deprem sonrası toplumda oluşan ve ender görülebilecek bu yardım ve dayanışma duygusu tarihe geçecek türdendi. Bu tablo, birlikte iyileşmenin gücünü de herkese gösterdi.
Ancak dayanışma kadar önemli olan bir diğer sorumluluk da hafızayı canlı tutmaktır. Unutmak, aynı acıların yeniden yaşanmasına zemin hazırlar. Bu nedenle 6 Şubat’ı hatırlamak, yalnızca bir yas değil; aynı zamanda bilimi, teknik ve teknolojiyi takip ederek bir bütün olarak sorumluluk duygusuna sahip bir yaklaşımla güvenli bir gelecek inşa etmektir. Depremden etkilenen bölgelerde hâlâ süren yeniden inşa ve iyileşme süreci, sabır ve kararlılık gerektiren uzun bir yolculuktur. Kalıcı iyileşme yalnızca binaların yeniden yapılmasıyla değil; sosyal hayatın, psikolojik iyilik hâlinin ve toplumsal güven duygusunun yeniden tesis edilmesiyle mümkündür.
Bu süreçte her bireyin, her kurumun ve her yapının sorumluluğu büyüktür. Bizler bir sivil toplum kuruluşu olarak kaybettiklerimize borcumuzun bilinciyle, Yaşananların acısını yüreğimizde hissederek bu dayanışmayı büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.
Üç yıl önce kaybettiğimiz canların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.
