


Sevdasına kapılma, pür telaşla hayatın
Sayılıdır nefesi, vakt-i sıradır ömür
Bir kalanı görmedim, yaşı geçmiş dünyada
Kime saray saltanat, kime yaradır ömür
*
Mülk edinsen dağlarca, götürdüğün var mı ki
Makam, mevki, ihtişam, bol dünyana yâr mı ki
Gönül yapmak sevgiyle, o kadar da zor mu ki
İnanç yüklü kalplerde, hâli verâdır ömür
*
Soluk sonsuz değildir, alır verirsin biter
Hak üzere olduysan, gönle müjdesi yeter
İzansızsan mizansız, başta dumanlar tüter
Emaneti üç gram, tüyce daradır ömür
*
Nice tiran, nice şah, geldi geçti yas ile
Ölümsüzlük iksirin, var mı içen tas ile
Merhametten sıyrılan, çürür gider pas ile
Vicdanlıya ak alev, nârı çıradır ömür
*
Misafirsin geçici, kalamazsın her daim
Ruhta beni Âdem’sen, durursun sözde kaim
Kötülüğe, harama, olursun özde saim
Beşer denen varlığa, ucuz kiradır ömür
*
Amaçsızsan beyhude, boşa yaşar gidersin
Gayen yoksa ülküsüz, ancak benlik güdersin
Heyben dolsa akçayla, ötelerde n’idersin
Bazen kara yazıdır, bazen turadır ömür
*
Fırsat varken helalleş, hesap gelsin yakına
Ötelere giderken, yak avcuna al kına
Geliş gidiş seyahat, yaslan kutlu akına
Bir dem beyaz mükafat, bir dem karadır ömür.
*
Celalettin Kurt




